Jaafar Jackson, film gösterime girdiğinde her yerde kendisine soracak tek bir soru olacağını çocukluğundan beri biliyordu: amcasına benziyor mu? Antoine Fuqua'nın "Michael" filminin her karesinde görülebilen kısa yanıt "evet." Uzun yanıt ise — fiziksel benzerliğin, 20. yüzyılın en fazla mercek altına alınan sanatçılarından birine dair iki buçuk saatlik bir stüdyo filmini taşıyabilecek bir performansa dönüşüp dönüşmediği — Amerikalı izleyicilerin 24 Nisan 2026'da film ulusal çapta gösterime girdiğinde yanıtlamaya başlayacağı sorudur.
Film, 10 Nisan 2026'da Berlinale'de üç dakika kırk saniye süren ayakta alkışla galasını yaptı; bu süre, Berlinale Palast'taki muhabirler tarafından tutanağa geçirildi. Kameraların dönmesinden önce projeyi dört yıl boyunca geliştiren yönetmen Antoine Fuqua, Berlin'deki tepkiyi "korkmayı bıraktığım an" olarak nitelendirdi. John Logan'ın kaleme aldığı senaryo, Jackson'ın Gary, Indiana'daki ilk yıllarından Jackson 5'in 1960'lardaki Motown kayıtlarına ve solo kariyerinin başlangıcına uzanan hayatını izliyor. Film, 1993 ve 2003'teki cinsel istismar iddialarını ayrıntılı biçimde ele almıyor; Fuqua ve Lionsgate'in kamuoyu önünde savunduğu ve eleştirmenlerin filmin en tartışmalı yapısal tercihi olarak öne çıkardığı bu karar, şimdiden gündemdeki yerini aldı.
Continue reading to see the full article