Yüzde elli üç nokta altı. Bu, Peter Magyar'ın Macaristan'ın 12–13 Nisan seçimlerindeki oy oranıydı — modern Macar tarihinde tek bir parti tarafından elde edilmiş en yüksek oran ve Viktor Orbán'ın 16 yıllık iktidar hakimiyetine son veren rakam.
13 Nisan sabahı itibarıyla sandıkların %97,35'i sayıldığında, Magyar'ın merkez sağ Tisza partisi 199 parlamenter sandalyenin 138'ini kazanmıştı. Orbán'ın Fidesz partisi, oyların %37,8'ini alarak 55 sandalye elde etti. Seçmen katılımı yaklaşık %80'e ulaştı — modern Macar tarihinin en yüksek oranı ve seçmenlerin protestoyla sandıktan uzak kalmak yerine bilinçli bir tercih yaptığına işaret eden bir rakam. 44 yaşındaki Magyar, şafak sökmeden zaferini ilan etti: "Macaristan, Avrupa'yı, hukukun üstünlüğünü ve geleceği seçti." 2010'dan bu yana ve daha önce 1998–2002 yılları arasında başbakan olarak Macaristan'ı yöneten Orbán, kısa bir açıklamayla yenilgiyi kabul etti ve muhalefete önderlik edeceğini duyurdu.
Orbán'ın iktidar dönemi, Macaristan'ı 1989'dan bu yana Orta Avrupa'da barış döneminde iktidara gelmiş herhangi bir hükümetten daha köklü biçimde dönüştürdü. 2011'de üçte iki çoğunlukla anayasayı yeniden yazdı, anayasa mahkemesini yakınlarıyla doldurdu, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırdı ve devlet medyasını hükümetin iletişim aracına dönüştürdü. Avrupa Komisyonu, demokratik gerilemeyi gerekçe göstererek 2022–2024 yılları arasında Macaristan'ın 30 milyar euroluk uyum ve kalkınma fonunu dondurdu. Orbán ise Ukrayna, Rusya yaptırımları ve ortak askeri tedarikle ilgili 40'tan fazla AB kararını veto ederek ya da geciktirerek yanıt verdi — bu tutum Budapeşte'yi blok içindeki en istikrarsızlaştırıcı aktörlerden biri haline getirdi.